Cinsel İlişki kişilerin biyolojik, fizyolojik ve sosyal yönleriyle yaşadıkları bir birleşmedir. Kişilerin hayatın diğer alanlarındaki duruşu çok az değişiklikler gösterse de cinsel hayatta da benzerdir.

Cinsel İlişki Konusunda Daha Özgüvenli Olun!

Özgüven; bebeklik ve çocukluk çağlarında, hayatımızın neredeyse her alanında düşüncelerimizi, duygularımızı, seçimlerimizi ve davranışlarımızı etkileyen bir konu. Kişinin kendisini yeterli, değerli, sevilebilir hissetmesi, yürekli ve cesaretli olduğu konusunda olumlu duygular geliştirmesiyle ilgilidir. Bu duygular içinde olan birey hem kendisiyle hem de çevresindekilerle sevgi ve güvene dayalı ilişkiler kurma konusunda başarılıdır. Kendini sevme, kendini tanıma konusunda yetersiz, olumsuz düşünme alışkanlığında olan özgüvensiz kişiler cinsel hayatlarında yeterince tatmin duygusunu yaşayamazlar.

Hangi koşullar yatağa özgüvensiz bir biçimde girmeye neden oluyor?

Cinsellik hakkında yeterince bilgi sahibi olmamak kadar, doğru olduğu sanılan bir sürü yanlış bilgi de kişilerin yatağa özgüvensiz girmelerine neden olur. Kadın ve erkek bedenini yeterince tanımayan, kendisinin ve partnerinin ihtiyaçlarını tam olarak bilemeyen, bunları utanma duygusu nedeniyle soramayan ya da kendi ihtiyaçlarını söyleyemeyen kişiler, kendileri cinsel doyuma ulaşamadıkları gibi partnerlerine de yeterince zevk veremezler. Performans endişesi yani başaramama korkusu, sonuca odaklanıp anın tadını çıkaramama alışkanlığı, yeterince sevildiğinden ve kendisine değer verildiğinden emin olamama, partnerine güvensizlik ve terk edilme korkusu yaşama, vücudunun bazı bölümlerini beğenmeme, çirkin bulma nedeniyle hissedilen yetersizlik duygusu da haz alıp haz vermeyi engeller.

Daha önce cinsel bir deneyimi olmamak kadar, olumsuz deneyim yaşamış olmak, partnerinin aşalayıcı , destekten uzak, şiddet içeren yada aşırı koruyucu davranışlarına maruz kalmak da cinsel hazzı yaşama yönünde en büyük engel ve yatağa özgüvensiz girme nedenlerindendir.

Modern ,teknolojik ve iş temposu yüksek dünyanın hangi etkileri yatakta özgüvensiz ve isteksiz olmaya itiyor?

 

¬Uzun ve yorucu çalışma saatleri, yoğun trafik nedeniyle çok erken uyanıp , evden erken çıkmak, geç saatte eve gelmek, rekebetçi çalışma ortamının verdiği yorgunluk, uykusuzluk ve stres kişilerin cinsel hayatını olumsuz yönde etkiliyor. Sanal ortamlarda yapılan iletişim ruhsal olarak doyumlu bir duygu yaratmıyor. Çiftler bu şartlar altında birbirlerine daha az zaman ayırıyorlar ve cinsel yaşamlarını kısa zamanlara, hafta sonlarına yada tatillere sıkıştırmaya çalışıyorlar. Sıklıkla cinselliklerinden vazgeçiyorlar.

Stres, cinsel zevki yaşamanın önündeki en büyük engeldir. Çünkü cinsel arkın başından sonuna kadar yani cinsel istek ve uyarılma aşamasından orgazma kadar geçen süreçte kişinin zihninin dingin ve rahat olması gerekir. Uyumlu ve hazza dayalı bir cinsel ilişki de çifti birbirine daha çok yaklaştırır.

 

Toplumsal etkilere bakıldığında özgüven sorununu daha çok kadın yaşıyor diyebilir miyiz?

Özgüven hem kadının hem de erkeğin eksiklik duyabileceği bir kavramdır. Konuya cinsellik açısından baktığımızda ve toplumun bütün kesimlerini düşündüğümüzde kadınlarda özgüven eksikliğinin erkeklerden daha çok olduğunu görebiliriz. Ataerkil toplumlarda kadın cinselliği sürekli denetim altındadır. Bir kız çocuğu namus, bekaret kavramlarıyla hayatının çok erken dönemlerinde karşılaşır ve onu titizlikle koruması gerektiğini öğrenir. Karşı cinsle ilişkiler konusunda sıklıkla kaygı ve utanç duyar.

Cinsel ilgi ve davranışları kısıtlanır, cinselliğin günah ve ayıp olduğu düşünleriyle büyür. Yetişkin olduktan sonra da cinsel arzularını bastırmayı öğrendiğinden, cinsellik bir sıkıntı kaynağı olur. Cinsel ilgi ve ilişkilerinde suçluluk ve utanç vardır. Cinsel yönden özgüveni gelişmediğinden partneriyle mutlu bir cinsel birliktelik yaşayamaz. Cinselliği arzulamayan , sadece eşine cevap veren , sıklıkla cinsel şiddete maruz kalan , namus cinayetlerine kurban giden yine hep kadın olur.

Özgüveni yüksek bir cinsel yaşamda iletişimin önemi nedir?

Eşler arasında iletişim; her türlü biçim ve yolla, sözlü veya sözsüz duygu, düşünce, bilgi ve haber paylaşımıdır. Özgüvenli, cinsellik dışında da sağlıklı iletişim kurabilen kişiler, cinsel yaşamları hakkında da konuşabilirler. Arzu ve isteklerini rahatlıkla dile getirebilirler. Kendilerine nasıl davranılmasını istediklerini, nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadıklarını söyleyebilirler. Sorunları hakkında konuşabilirler. Bunları konuşurken , utanma, yetersizlik, sevgiyi kaybetme , terkedilme korkuları yaşamazlar.

Özgüveni düşük olan kişiler ise cinsellikle ilgili konuları konuşmaktan kaçınırlar yada konuşurken sıkıntı yaşarlar. Konuşulmayan konular, çözümlenmeyen ,problemler , eşler arasında kızgınlık, kırgınlık ve nefrete dönüşmeye başlar. Bu durum cinsel isteksizliğe neden olurken , ilişkinin en temel taşlarından birisi yerinden oynamaya başlar. Çift gittikçe birbirinden uzaklaşır.

 

İletişimde kullanılması gereken dil ve beden dili nasıl olmalıdır?

Birinin anlatmak istediği ve anlattığı şey ile karşı tarafın da anladığı aynı ise bu sağlıklı bir iletişimdir. Sağlıklı iletişimin olmazsa olmazı empatidir. Empati karşıdakinin duygu ve düşüncelerini anlamak ve bunu ona hissettirmek demektir. Kişiler kendilerini anlayan kişilere yakınlık duyarlar. Bu nedenle de anlaşılmak çok önemli bir ihtiyaçtır.

Direk karşıdakini hedef alan suçlayıcı ve yargılayıcı cümleler yerine olaylar karşısında kendi duygularından bahsetmek , karşıdaki kişinin savunmaya veya saldırıya geçişini engelleyerek anlayışlı olmasını sağlayacaktır. İmalı ve dolaylı konuşmalar yerine ne söylemek istendiği net olarak ve ben dili kullanarak anlatıldığında, beden dili ve ses tonu da buna uyum sağlayacak ve tartışmanın konusu ne olursa olsun sağlıklı bir iletişim kurulacaktır.

İlişkilerinde sevgilerini ifade eden, tutkulu, duygularını gün içinde sözle veya mesajla belirten belirten çiftler yatak odalarında daha mutlu olacaklardır. Duygusal olarak yakın olmak yanında fiziksel olarak da yakınlaşan, dokunan, öpüşen , masaj yapan, sarılan çiftlerin yaşadığı tatmin daha fazla olacaktır.

İletişimin önemi kadar , tutkuyu arttırmaya çalışmak özgüven konusunda destekçi midir?

İlişkilerde ilk zamanlardaki tutku ve heyecan zamanla azalmaya başlar ve sıradanlaşır. Bu çok doğal bir durumdur. Ancak tutkulu bir ilişkiyi sürdürmek karşılıklı çaba ister. Özgüveni yüksek olan kişi ilişkideki monotonluğu fark eder ve yeni keşifler ve maceralara atılmak için kendisini yeterli ve güvenli hisseder. Partnerinin tüm duyularına hitabeden sürprizleri , şaşırtmacaları , değişik pozisyon ve mekanları denemekten çekinmez . Sonuç olarak da daha çok arzulandığını hisseden kişinin de özgüveni desteklenmiş olur.

 

Peki işin içinde cinsel isteksizlik varsa? İlk önce özgüven mi tamir edilmeli, isteği arttırmaya yönelik mi çabalamalı?

Cinsel istek pek çok şeyden kolaylıkla etkilenir. Öncelikle cinsel isteksizliğin nedenleri tespit edilmeli ve bunlar üzerinde çalışılmalıdır. Hormonlarla ilgili , genel sağlıkla ilgili sorunlar varsa gereken tıbbi tedavi yapılmalıdır. Eşle ilgili bir sorun varsa çift terapisi alınabilir.

Cinsel bilgi ve tecrübe eksikliği varsa, cinsellikle ilgili sorun yaşanıyorsa bu hem cinsel isteksizliğe hem de yatak odasında özgüven eksikliğine neden olacağından bilgi ve beceriyi arttırmaya yönelik cinsel terapi alınmalıdır. Hayata ait, iş sorunları, parasal konular, yakın akrabalara ait sağlık ve ilişkisel sorunlar da cinsel isteksizliğe neden olur. Bunlarla da başa çıkma stratejileri geliştirilmelidir.

Özgüven eksikliği kişinin karşı cinsle ilişki kurmasını engelleyecek şekilde ise psikoterapi desteği alınmalıdır. Cinsel isteksizliğe neden olan özgüven eksikliğinin sebebi kişinin bedeni ile ilgili algısı ise bu konuda psikolojik desteğin yanı sıra estetik operasyonlar da düşünülebilir.

 

Özel anlarda daha özgüvenli hissetmek çin neler yapmalı?

Kişilerin özgüven hissi değişken olabilir. Bazı durumlarda daha azken bazı durumlarda daha fazla olabilir. Özgüvenin düşük olduğu alanlarda bazı değişikliklerle ve biraz çaba ile daha özgüvenli hissetmek mümkün olabilir.

Rahat, hoş ve güvenli bir ortam oluşturulabilir.

Bakımlı ve temiz olmak, ağız ve diş sağlığına dikkat etmek, genital temizliğe özen göstermek çok önmelidir.

Özenli ve çekici iç çamaşırları tercih edilebilir.

Cinsel bilgi ve beceriler geliştirilebilir.

Öncesinde sex ve cinsellik hakkında, istek ve arzular konusunda konuşulabilir.

Spor ve dengeli beslenmeye özen gösterilerek, fiziksel görüntü takıntıları giderilmeye çalışılabilinir.

Rahatlama ve gevşeme sağlayacak meditasyon , gevşeme egzersizleri yapılabilir.

Hoşgörülü, sabırlı, tutkulu, esnek , maceracı ve keşiflere açık olunabilir.

İyi ve özgüveni bol bir yatak odası kişinin günlük yaşamına nasıl katkılar sağlıyor?

Karşılıklı olarak özgüveni bol bir yatak odasında çiftler mutlu, haz dolu bir birliktelik içindedirler. Bu deneyim aynı zamanda onların özgüvenini yeniden canlandırdığı gibi ilişkilerini de güçlendirir. Cinsel hazza ulaşmış olan kişilerin diğer bireylerle olan iletişimi de olumludur. Cinsel haz insana pek çok yönden kendini iyi hissettirir. Stresi azalttığı gibi, kalori yaktırır . Gerginliği azaltır, rahat uyumayı sağlar. Baş ağrısını ve adet sancılarını azaltır.

Formsante Dergisi Aralık Sayısında yayınlanmıştır. Diğer yayınlanan makalelerimiz için tıklayınız.