Vajinismus Hakkında bilinmesi gerekenler nelerdir?

Bugünlerde sizin de dikkatinizi çekiyor mu?  Vajinismus ile ilgili çok fazla yazı yayımlanmakta. Buna rağmen  pek çok kişi vajinismusun ne olduğunu bilmiyor.  Duyduklarında da inanamıyorlar. ‘’ Nasıl  yani ? Nasıl böyle bir şey olabilir ?  Bu kadar kolay bir şey nasıl yapılamaz? ‘’ şeklinde tepkiler veriyorlar. O kişinin o sırada yaşadığı şeyin adeta bir ölüm korkusu ,  panik atak benzeri  bir durum olduğunu anlayamıyorlar. İşte vajinismus hakkında bilinmesi gerekenler:

Vajinismus bir cinsel işlev bozukluğu. Tıpkı erkeklerdeki erken boşalma gibi. Tedavileri de benziyor zaten. Nasıl ki bazı erkekler kontrolsüz boşalıyorlar, isteseler de  boşalmalarını  denetleyemiyorlar vajinismus da kontrolsüz olarak kadın aksini yapmak istese de  gerçekleşiyor. Direk olarak kadını ilgilendiriyor gibi görünse de aslında cinsel işlev bozuklukları çiftin ortak problemidir. Bir şekilde sorun ne olursa olsun herkes kendince bu soruna uyum sağlıyor. Bu sorun çiftin her ikisinde birden iyi veya kötü bir amaca hizmet ediyor. Bu ‘’ bir amaca hizmet etmek ‘’ meselesi psikolojik bir konu ve kişiler genellikle bu amacın ne olduğunun farkında değildirler. Bu konuya başka bir zaman değinmek üzere vajinismus hakkında biraz daha bilgi vermek isterim.

Vajinismus Hakkında Bilinmesi Gerekenler!

Hakkında çıkan yazılara bakıldığında kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluğu gibi görülse de, kadınlarda en sık görülen  cinsel sorun cinsel isteksizliktir. Fakat vajinismus çok daha dramatik sonuçlara yol açtığından üzerinde daha çok konuşuluyor ve yazılıyor.

Vajinismus  sık bilinen anlamda kadının çeşitli nedenlerle cinsel birlikteliği  yaşayamaması yani erkek cinsel organını içine bütünüyle  alamaması, bu sırada zorlanması, ağrı duyması, korku ve endişeye kapılması  ve  bu sırada vajina etrafındaki kaslarını istemsiz olarak kasması durumudur. Kadın adeta panik atak benzeri bir durum yaşıyor, kendini kaybediyor, bacaklarını kapatıyor ve eşini itiyor. Bu aynı zamanda jinekolojik muayene olamama, tampon kullanamama, vajinal fitilleri uygulayamama, kendisinin ve partnerinin parmağını vajinasına sokamama şeklinde de kendisini gösterebilir.Sevişmek doğal , içgüdüsel bir eylem olsa da cinsellik hakkında bilginin az olması yada doğru olduğunu sandığımız yanlış bilgiler sadece vajinismus değil diğer cinsel sorunların yaşanmasına da  neden oluyor.

Kız çocuğunun yetişmesi sırasında abartılı bir şekilde erkeklere karşı güvensizlik, bekarete verilen aşırı önem, cinselliğin kötü kadınların işi olduğu mesajları, kanlı çarşaf bekleme gibi kültürel ritüeller, Türk filmleri yada etraftan duyulan  ilk geceye, gebeliğe, doğuma ait korkunç, utanç verici hikayeler, otoriter, baskıcı baba figürü, çocuklukta yaşanan cinsel istismar, mükemmeliyetçi ,kontrolcü kişilik en sık rastladığımız nedenler arasında.Sevdiğin kişiye yakınlaşmanın en son aşaması, evlilik kurumunun en temel taşlarından birisi ve bir çocuk sahibi olmanın doğal bir yolu olan cinsel birliktelik yaşanamadığında sonrasında çiftin her ikisini de etkileyen bir sürü durum ortaya çıkıyor. Bazıları çok erken dönemde çare arayışına girip tedaviye başlıyor ve sorunlarının üstesinden geliyor. Fakat sıklıkla çeşitli bahanelerle tedaviye başlamayı erteliyorlar. Bu bahane üretme süreci çok uzun yıllar alabiliyor.

Zamanla cinsel birliktelik yaşama  korkusunun yanı sıra çocuk sahibi olamama, eşini kaybetme, evliliğini kaybetme korkuları, utanç, suçluluk,  çaresizlik, mutsuzluk ve depresyon hayatın bir parçası haline geliyor. Eşler de buna bir şekilde uyum sağlıyorlar. “Benim için sen daha önemlisin”,”Her şey tam cinsel birliktelik değil”,”Biz böyle de mutluyuz”, gibi sözlerle ya yüzeyel ön sevişmelerle yetinirler ya sevişmekten vazgeçebiliyorlar.Etraftan çocuk sahibi olma yönündeki baskılara dayanamayıp, ya da artık kendileri çocuk sahibi olmak istediklerinde tedavi olmaya karar veriyorlar.

Bundan sonra da maalesef  bu konuda yeterli bilgi ve deneyimi olmayan kişilerce yapılan fiziksel olarak zorlayıcı, sözel olarak aşağılayıcı muayene denemeleri ,kızlık zarının alınması, botoks uygulamaları, buhar vs. bazı  sarhoşluk  veren maddelerin  kullanılması gibi önerilmeyen, etik dışı   tedavi yöntemleriyle  karşılaşabiliyorlar. Zaten uzun süren bir sürecin sonunda tedaviye kendini maddi, manevi ancak hazırlamış olan çift için bu tam bir yıkım oluyor. Hem kendilerine olan inançlarını hem de tedaviye olan inançlarını kaybediyorlar. Yeniden toparlanmaları oldukça zor oluyor. Bu nedenle tedavide ilk adres çok önemli oluyor.

Cinsel ilişki tek başına yaşanan bir eylem olmadığından eşin desteği de  başarıya giden yolda süreyi çok kısaltıyor. Tedavi sürecine katılmak istemeyen erkekler de olabiliyor. Böyle durumlarda elbette tedavi gerçekleşiyor ancak bu tür çiftlerin evlilik çatışmaları yaşamaları ve tedavi süresince ve sonrasında erkeğe ait  cinsel isteksizlik, sertleşme problemleri v.s. yaşamaları daha sık izleniyor.

Kadının problemi çözülürken daha önce dikkat çekmeyen erkeğin problemi ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle tedavi uygulamalarında, hem kadının  hem de  erkeğin  cinselliği  ile ilgili bütüncül,  psikolojik, bilinçlendirici ve davranışçı tedaviler uygulanmalıdır. Bunun yerine sadece vajinismusa odaklanarak yapılan tedavilerde o an için sorun çözülmüş  gibi görünebilir. Ancak  problem daha sonra  genellikle şekil değiştirerek hem kadında hem de erkekte diğer cinsel sorunlarla devam edebilir.Şunu belirtmek gerekir ki  vajinismus sorunu yaşayan kadın,  bu konuda yeterince bilgili ve deneyimli bir cinsel  terapistin  rehberliğinde, eşinin de  desteği ile  % 100 bir şekilde sorunundan tamamen kurtulur.

Vajinismus Belirtileri Nelerdir?