Aslında bu kadar zamandır görmek istemediğim, kabullenemediğim gerçek ben cinsel birliktelikten deli gibi korkuyormuşum.

7 Sene beraberdik. 3 buçuk sene aynı evde yaşamıştık. Birlikte bir sürü şey atlattık. 1.5 sene yurt dışında gittim. Uzak kaldık buna rağmen birbirimizden hiç kopmadık. Aynı evde yaşarken bile birbirimize rahatça dokunuyor ve seviyorduk. Asla böyle tabuları olmayan rahat bir insandım hep. Zaten eşim de bana “senin böyle bir sorun yaşayacağına hayatta inanmazdım” diyerek çok şaşırmıştı. O zamanlar evlenmeden önce birliktelik yaşamak istemediğimi, evlenince de yaşayacak bir heyecanımız olmalı diyerek bunu erteliyor iken, evlendiğim günün gecesinde anladım ki benim için bunlar bir bahaneymiş. Aslında bu kadar zamandır görmek istemediğim, kabullenemediğim gerçek; ben cinsel birliktelikten deli gibi korkuyormuşum.

İlk geceden sonra, eşim son derece anlayışlıydı. Heyecanlı olmamıza verdik. Rahatlamaya ihtiyacımız olduğunu düşündük. Ancak aslında ona itiraf edemesem de ben gerçeğin yavaş yavaş farkındaydım. Bu benim elimde olan bir şey değildi ve bunu nasıl çözmem gerekiyor en ufacık bir fikrim yoktu. Böyle 2 hafta geçti ve ben bir jinekoloğa gitmeye karar verdim. Bana yardımcı olmaya çalışmasına rağmen klasik ve kolay bir durum sanıp vajina uyuşturucu bir krem verdi ve mümkünse biraz alkol alıp rahatlamamı tavsiye etti. Buna rağmen yine başaramadım. Eşimle evliliğimizin ilk zamanlarındaki yakınlaşmamız da kötüye gitmeye başladı. Çünkü ben ne olursa olsun sonun acıya gideceğini düşünerek her şeyi itmeye başladım.

Dışarıda evli çiftleri gördüğümde ya da hamile bir kadın gördüğümde bu insanlar nasıl başarıyor, nasıl bu kadar kolay bir şeyi ben beceremiyorum diye kendime kızıp duruyordum. Bu böyle gidemezdi. İnternetten araştırmaya ve vajinismus sorununu okumaya başladım. Kimi çiftler 2-3 sene böyle yaşamış. Böyle yaşamak istemediğime çok emindim. Birçok sayfa gezindim. Ama Dilek Hoca’nın sayfası beni kendinde tuttu. Bu sorunu yaşayanların hikâyesini okuduğumda hemen eşime birkaç yazı gönderdim ve buraya gitmek zorundayız dedim. Hemen Dilek Hoca’yı aradım ve daha adını bile söylemeye utandığım rahatsızlığımı anlatmaya çalışırken bana “Vajinusmus oldun yani? “ diye o kadar sevecen ve dünyanın en normal şeyi olarak bunu sordu ki. Dedim ki demek ki bu kadar da korkunç bir şey değil. İlk randevuya eşim gelemedi. Yaklaşık bir 20 dakikalık görüşmenin sonunda “ben bunu başarabilirim” dedim. İlk seanslarda bize anatomik bilgilerle aslında bunun normalliğini asla ayıp, saklanacak, utanacak bir şey olmadığını öğretti. Ve 4. Seansa geldiğimde hala acaba yapabilir miyim derken bana inan bugünü sonunda “Evet, yapabilirim” diyeceksin dedi ve yine haklı çıktı. Kendime inanamıyordum. Eşim de inanamıyordu. Ağzımdan o kelime çıktı. “Yapabilirim.”

Eşimle en rahat olabileceğimiz zamanı hazırladık ve o gün geldiğinde eşim hala içinde bir şüphe ile “ Yapabilir misin? “ dedi. Ben de “Evet “ dedim. Ve sonunda olmuştu. Başarmıştık!

Bu konuda asla yalnız değilsiniz. Sadece belki de küçüklükte öğrenmemiz, edinmemiz gereken bilgileri geç öğreniyoruz ama en doğrusunu öğreniyoruz ve bunun için inanın tek adres Dilek Hoca. Onun yanında sorunlar sorun olmaktan çıkıyor. Bir oyun oluyor ve sonunda sen kazanıyorsun bu oyunun. Eğer böyle bir sıkıntı yaşıyorsanız hiç düşünmeden hemen bugün telefonu açıp Dilek Hoca’yı arayın.

Benim hayatımın her diliminde olacağı kesin Dilek Hoca’mın. Bunu henüz yeni başarmışken bile hamileliğimde kesin sizin yanınızdayım diyebilecek kadar güvendiğim bir abla artık benim için.

Sizi çok seviyoruz Dilek Hanım; iyi ki varsınız.

B.Ç.